Kemal



"Aman Gül Hanım, Kemal Bey öyle bir sevgi saygı inşa etmiş ki halkın kalbinde, biz ne yapsak önemsiz kalır!"
(s.99)

Kemal Sunal ile büyüdüm. Çok küçük bir çocukken onun filmlerini izlemeye bayılırdım. Ne anlıyordum, bilmiyorum. Onu görmem ekrana kilitlenmem için yeterliydi. Büyüdükçe filmler daha fazla anlam kazanıyordu. Tüm filmlerini, bulabildiğim tüm dizilerini izledim. Kocaman olmama rağmen, tüm filmlerini binlerce kere izlememe rağmen yine de bıkmadan izlemeye devam ediyorum. Hayran olduğum birkaç ünlüden birisi, yani bendeki yeri çok büyük.

Kemal Sunal'ın Kapıcılar Kralı filmindeki rolüyle 14. Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde "en iyi erkek oyuncu" ödülünü kazanan (1977) ilk komedyen olduğunu hatırlatarak, halkoyları ile kazanılan ödüllerden kazanamamasına ettiği sitemi paylaşmak istiyorum:
"Herhalde benim filmlerimi Almanlar, İngilizler falan seyrediyor... Eğer sinemaları hıncahınç dolduranlar Türk olsaydı, bu halkoyları ile belirlenen ödüllerden birkaç tane kazanırdım." der, acı acı gülümserdi."" (s.100)

 Sitem ederken bile ne kadar mükemmel bir insan! 

İlk görüşte aşık olup evlendiği eşi Gül Sunal'ın yazdığı "Kemal"i kitaplığıma kazandırdığımda okuduğum kitabı bir an önce bitirip bu kitabı okumak istiyordum. Kitabımı okuyup bitirdim, Kemal'i elime aldım. Elime yeni bir kitap aldığımda zaman zaman yaşadığım bir heyecan duygusunu yaşadım. Sonra aklıma gelen, hüzünlenmeme neden oldu...


Aslında ikimiz de kahve sevmezdik. Söyleyemediklerimizin yerine geçerdi. Araya giren duygusal ayrılıkların son bulması dileğiydi. Vazgeçememek, kıyamamak, pişman olmak, KAVUŞMAK demekti. Evimizdeki sıcaklığı korumak demekti... Sonuçta BİZİ hep korudu bu sihirli cümle... (kapak yazısından)

İlk hüsranı yaşatan ön kapak  oldu, kesinlikle daha iyi olabilirdi. Arka kapak berbat, Kemal Sunal'a yakıştıramıyorum. O çok büyük bir insan, ona layık olmalıydı. Olmamış.

Heyecanla elime alıp okumaya başladığımda Kemal Sunal ile dolu bir kitapla karşılaşacağımı düşünüyordum. Gül Sunal'ın daha ilk sayfalarda Kemal Sunal ile bir ilgisi olmayan olaylardan bahsetmesine pek aldırmadım. İlerleyen sayfalarda artmaya devam etti, kitabın ortalarından sonra Kemal Sunal'dan daha az bahsediyordu ve bu durum beni çok rahatsız etti. Beklentimi karşılayamadı. "Bu olayın/konunun Kemal Sunal ile ne alakası var?" sık sık kurduğum cümle oldu. Kitabın büyük bölümü yazarın, Kemal Sunal'ın ölümü sonrası yaşadıklarını ve duygularını içeriyor. İkinci sırada Kemal Sunal ile ilgili anıları ve bir o kadar da Kemal Sunal ile ilgisi olmayan anılar yer alıyor.



Gül Sunal'ın üslubu çok savruk. Bunun yanında çok fazla anlatım bozukluğu yapmış ve anlaşılması güç cümleler kurmuş. Konu dışına çıktığında (Kemal Sunal ile ilgisiz konulardan bahsedince) zaten akıcı olmayan üslubunun daha da savruklaştığını hissettim. Bu yerleri okurken sıkılmam, kitabı bırakmama neden oluyordu. Tüm bunlar okumayı zorlaştırdı ve daha uzun bir zaman gerektirdi okumam. Kurduğu şu cümle tüm bunların sebebi gibi duruyor:
"Yazdığım defteri elime aldığımda çabuk çabuk yazıyorum... Hiç düşünmeden..." (s.179)
Gördüğüm bir başka olumsuz nokta da kitabın kronolojik bir ilerleyişe sahip olmaması. Konudan konuya atlarken (ki konuşurken sürekli konudan konuya atlayan biri olduğundan bahsediyor) zaman yolculuğu yapmak pek hoş olmuyor. Gül Sunal aklına ne gelirse yazmış ve bunları gözden geçirmek, sıralamak ihtiyacı duymamış.


Bu olumsuzluklara rağmen Kemal Sunal'ı bizzat çok sevdiği hanımından okumak çok hoş bir duygu idi. Ayrıca kitabın sonunda internette olmayan özel fotoğrafların da yer aldığı bir albüm var. Bu albümde ayrıca kimlik kartları, telgraflar, kartpostallar gibi çeşitli belgeler de mevcut. Kemal Sunal'a göre, orada yer alan en önemli belgeler hiç şüphesiz aldığı diplomalardı!




4 yorum:

  1. Kemal Sunal'ın normal hayatında çok ciddi, tutumlu ve gayet iyi içen bir insan olduğunu duymuş muydunuz? Hiç filmleriyle alakalı bir formatta değil esasen.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorumunuz için teşekkürler. Gerçekten ailesi ve yakınları dışındakilerle mesafeliymiş. Kitaplarına çok düşkün, çalışkan, tutumlu biri. Güzel adam!

      Sil
  2. Kitabı merak ediyordum. Hüsranınızı okuyunca şaşırdım, yine de Kemal Sunal hatırına alıp okusam iyi olur.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben zor beğenirim, hatta beğenmem. Okursanız üzerine tartışabiliriz.

      Sil


Öne Çıkan Yayın

Makber

En Çok Görüntülenenler

Kategoriler

Arşiv

E-posta takip