Sensiz


417. Gün 23.50

Sadece bir roman karakteri olmanı isterdim. Böylece asla, ama asla... bir sonun olmazdı.

Bugünlerde son olma ihtimali hayli yüksek olan ölüm, bana oldukça çekici geliyor. Aslında hep öyleydi ve sen de bunu biliyorsun, yeni olan şey şu: Bunu yapmaya ilk kez güç bulabiliyor olmam. Evet yapabilirim, kendimi öldürebilirim. Sana karşı gelebilirim. Sadece yüksek bir yere çıkmam yeter, elime bir bıçak almam ya da bir yerlerden zehir bulmam yeter. Bunca zamandan sonra engel olabilir misin? İlk kez intihar etmek eyleminin bu kadar kolay olduğunu düşünüyorum, ilk kez son anda bir yerlerde seni görüp vazgeçmeyeceğimi düşünüyorum. Ve sevgilim, bu bana acı veriyor. Çünkü senden uzaklaştığımı, sana olan sevgimin azaldığını, ancak bu şekilde intiharın bu kadar kolay olabileceğini düşünebileceğimi sanıyorum. Sana gelmek istedim, bacaklarım karşı koydu. Başka bir zaman zorlardım, koparmak ya da kesip atmak isterdim, bu kez istemedim. Aksine olduğum yere saplanıp kalmak, yerine dibine geçmek ve nefessiz kalıp boğularak ölmek istedim. Canlı canlı mezarıma girmek istedim.

Yüzündeki ateş kalbimi yakınca
Sandım ki aşkımız ömür boyunca

Beynimin içinde dolanan şu şarkıyı susturamıyorum, evet güzel bir şarkısın ama şu an beynimin içinde dolaşman hiç hoş değil. Söz veriyorum, yine dinleyeceğim. Yine dinleyeceğim, yeter ki dur artık. Ben yok olana kadar O'nu seveceğim. Dur artık!

Kafama vurarak ne beynimi patlatabileceğimi ne de şarkıyı susturabileceğimi birkaç darbeden sonra anladım. Yine seni göreceğimi biliyorum. Bir şekilde seni göreceğim, biliyorum. Belki bir aynada, belki bir vazoda, belki bir su birikintisinde... Seni göreceğim ve her şey düzelecek. Bana kaşlarını çatarak bakacaksın, aklım başıma gelecek. Ayaklarına kapanıp özürler dileyeceğim. En azından bir süreliğine daha vazgeçeceğim. Yastığa kafamı koyup gece boyunca seni düşüneceğim. Sabaha karşı uyuyacağım, öğlene doğru uyanacağım. Elimi yüzümü yıkamaya gittiğimde lavabo aynasında seni göreceğim, gülümseyeceğim sen de karşılık vereceksin. Kızgınlığın yerini gülümsemene bırakmış olacak. Günaydınlaşacağız, neşemiz yerine gelecek. Karşılıklı oturup kahvaltı edeceğiz, sana çay koyacağım yine içmeyeceksin. Israrlarıma dayanamayıp bir yudum alacaksın, birkaç yudum daha alıp bırakacaksın. Sonra takım elbisemi giyip sana geleceğim. Bir süre yanı başında oturacağım, zor olsa da veda edeceğim ve işe gideceğim. Çalışma masamdaki fotoğrafına bakıp seni düşüneceğim günün kalan saatlerinde, kimse görmeden öpeceğim, hareketlenip sen de beni öpeceksin, gülümseyeceğiz. 

Her şey normale dönecek ama yine devam edeceğim... sensiz...


Ek: Hâlâ sensiz nefes alıyor olmama inanamıyorum.

4 yorum:


Öne Çıkan Yayın

Makber

En Çok Görüntülenenler

Kategoriler

Arşiv

E-posta takip