13 Alıntı - I

Bu yazı serisi okuduğum/okuyor olduğum kitaplardan alıntılar içerecektir.




Turan Yazgan, Japonya'da Maneviyat Eğitimi, TDAV Yayınları
s.6
Japonya, toprağı bizimkinden geniş veya verimli olduğu, madenleri bizimkinden çeşitli veya bol olduğu, insanları bizimkinden kuvvetli veya zeki olduğu için değil; milliyetçi, millî menfaatler uğruna fedakarlık gösterebilecek faziletli nesiller yetiştirmiş olduğu için bizimle mukayese edilemeyecek ölçüde gelişmiştir.


Burak Aksak, Leyla ile Mecnun, Küsurat Yayınları
s.170
İki insanın konuşmaya ihtiyaç duymadan yan yana oturması aşkların en güzeli. Konuşmak isteyip de konuşamıyorsan, o sessizlik boğar insanı.

s.185
Hayat dediğin uzun bir yol. Ve bu yolda seninle beraber yürüyen insanlar var, yolda kaldığın zaman yardım edebilmek için. Yolda rastladıkların var, yanındakilerin kıymetini daha iyi anlayabilmen için. Yoluna taş koyanlar var, yürüdüğün yolu zehir etmek için. Bir de seni yarı yolda bırakanlar var, kendi başının çaresine bakabilmeyi öğrenebilmen için. Herkesin kendi doğrusu var ve herkes kendine göre haklı bu hayatta.

s.186
Zeynep'in gören gözlere ihtiyacı yok. Sadece Zeynep'in diyil, hiçbirimizin ihtiyacı yok. Bu zamanda asıl ihtiyacımız olan sevgi be abi. Yanımızda bizi seven birinin olması. Beraber gülüp, beraber ağlayabildiğin biri. Dünyanın tüm çirkinliklerini görmene engel olabilecek biri. Hayata onun gözlerinden bakabileceğin biri...

s.213
Gönül sarılmak öpmek koklamak ister ama beden çaresiz. Göz göze olmak bile yeter bize, varsın ten tene olamayalım ne çıkar?


Cansu Canan Özgen, Türklerin Serüveni, Kronik Kitap
s.15
Yüksek dağlardan kaynağını alan ve 4.000 km boyunca akan bir ırmak düşünelim. Bu ırmağa sağdan soldan katılımlar da olmuştur. Ama ırmağın adı değişmemiştir; Türk'tür. - Prof. Dr. Ahmet Taşağıl

s.195
Bugün tarihçiliğin en büyük sıkıntılarından biri, popüler romancılığın tarihe soktuğu gerçek olmayan ifadelerdir. Bütün dünyada biraz var, ama bizde insanların tarih bilgisinin neredeyse yüzde doksanı böyle masallardan, romanlardan, filmlerden kaynaklanıyor. Vesika bile gösterseniz, bu anlayışı yıkmak çok zor. - Ekrem Buğra Ekinci


Stefan Zweig, Amok Koşucusu, İş Bankası Yayınları
s.59
Elimizde kalan son insan hakkı herhalde şudur: Canının istediği şekilde geberme hakkı... ve dışarıdan bir yardımla rahatsız edilmeme hakkı.


Stefan Zweig, Olağanüstü Bir Gece, İş Bankası Yayınları
s.2
Oysa şimdi aklımdakileri kağıda geçirdiğim sırada doğru sözcükleri seçmenin deneyimsiz biri için ne kadar zor olduğunu ve en basit kavramın bile ne denli yanlış anlaşılma ve çift anlamlılık olasılıkları taşıdığını ayrımlamaya başlıyorum. 


Platon, Devlet, İş Bankası Yayınları
s.213
İnsan, kızmayan bir adama kızar mı? Kimsenin kötülüğünü istemeyen, içinde kin, garez olmayan bir insanın kötülüğünü ister mi? Buna senin yerine ben cevap vereceğim ve diyeceğim ki, böyle ters huylu birkaç insana rastlanabilir, ama çoğunluk böyle değildir.

s.219-220
İyiye varmadıkça, varacağımız her şey boşunadır. Sence, iyi olmayan bir şeyi elde etmekte, iyiyi bilmeden her şeyi bilmekte, iyi ve güzel hiçbir şey bilmemekte bir fayda var mıdır?

s.318
Bilgisevere, filozofa gelince, gerçeği olduğu gibi tanıma, durmadan yeni şeyler öğrenmenin keyfi yanında öteki zevkler için ne der? Bunları asıl istenecek şeyin çok uzağında görmez mi? Zoraki istekler der bunlara ve bunu kelimenin tam anlamıyla söyler; hayat insanı zorlamasa bunlardan vazgeçilebilir demek ister, değil mi?

s.353
Ne şan şeref, ne para ne de şiir doğruluğu ve öteki değerleri bıraktırmalı bize.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder


Öne Çıkan Yayın

Makber

En Çok Görüntülenenler

Kategoriler

Arşiv

E-posta takip