3 Ekim 2018 Çarşamba

Ardından



- "Yazdığın kitaplar çok satanlar arasına girecek, hissediyorum."

Yazdıklarımın okunup okunmamasını önemseyip önemsemediğimi sormuştun. Gayet net bir tavırla: "Kesinlikle hayır." demiştim. Yazdıklarımı sadece seninle paylaşıyordum ya da sana yazıyordum. Senin okuman için, güzel bulacağın yazılar yazmaya çalışıyordum. Gönlünü hoş etmek için uğraşıyordum ve bunu başardığımda yüzündeki ifade çok hoşuma gidiyordu. Dünyadaki en güzel kelimeler tam o anlarda senin dilinden süzülerek duyu organlarıma ulaşıyordu. Yazdıklarımı kimsenin okuyup okumaması önemli değildi, herhangi bir şey önemli değildi çünkü evrendeki tek önemli şey sendin, ki hâlâ öylesin, evren senden ibaretmiş gibiydi. Sanki Ay, Dünya, Güneş ve hatta bütün yıldızlar senin etrafında dönüyorlardı.

Şu an okuyup okumadığını bilemiyorum, fakat, eğer bu mümkünse okuduğunu biliyorum. Şu halde tekrarlamak isterim: Seni seviyorum.

Bazen yazmamın tek sebebi seninle böylece konuşabildiğime inanmam. Genellikle oldukça saçmalıyorum, farkındayım. Sensizlik... beni delirtiyor, her gün aklımı yitirecek gibi hissediyorum, bir yerlerde yitiriyorum sonra sen gelip kurtarıyorsun aklımı.

Dünya çok garip bir yer.

Bugün de güneş doğmadı, bugün de ay parlamadı. Güneş doğmayalı o kadar uzun zaman oldu ki gündüz-gece ayrımına varmak imkansız, sadece uzun zamandır karanlıkta olduğumu biliyorum. Ay'ı görmeyeli o kadar uzun zaman oldu ki neye benzediğini unuttum. Sevgili Luna! En sevdiğin gök cismi... Yeniden görmeyi çok istiyorum lâkin onu sensiz görmeye dayanamam.



Paylaş:

0 yorum:

Yorum Gönder